Nöbetçi Eczaneler
22/09/2021

AIDS Bulaşma Yolları Testler İlaçlar

img AIDS, ölümle sonuçlanan mikrobik bir hastaliktir. Bu mikrop bulastiktan sonra, bagisiklik sistemini bozarak, insanin birçok hastaliga karsi kendini koruyamamasina sebep olur. Ancak, hastalik belirtileri hemen ortaya çikmaz. Zamanla vücudun savunma sistemi yavas yavas ortadan kalkar ve ortalama 10 yil sonra , çesitli hastalik belirtileri görülmeye baslar. AIDS hastaligi ortaya çiksin, çikmasin, mikrobu tasiyan kisiler baskalarina bulastirabilirler.

Bir insanda AIDS mikrobu oldugunu belli edecek net bir isaret yoktur. Kisinin kendi kendine tani koymasi mümkün degildir. Kesin tani ancak kan muayenesi ile konulur. AIDS'in kesin tedavisi yoktur ve henüz koruyucu bir asi bulunamamistir. Mikrop, kisiden kisiye 3 yol ile geçebilmektedir: cinsel iliski yoluyla, kan yoluyla ve anneden bebegine.

AIDS'ten korunmak için su önlemler alinmalidir:
• Mikrobu tasiyip, tasimadigi bilinmeyen kisi ile girilen cinsel iliskilerde kondom kullanilmalidir.
• Kontrol edilmemis kan ve kan ürünleri kesinlikle kullanilmamalidir.
• Siringa, igne, jilet gibi her türlü delici ve kesici alet, baskalari ile paylasilmamalidir.
• Çiftler evlilik ve hamilelik öncesinde AIDS testi yaptirmalidir.

AIDS mikrobu vücut disinda yasayamayan çok dayaniksiz bir virüstür ve dis ortamda kisa sürede ölür. Bu yüzden el sikisma, sarilma, dokunma, ayni tabaktan yemek yeme ile, tuvalet ve banyolardan geçme tehlikesi yoktur. Bu nedenle AIDS'e yakalananlari gereksiz yere dislamayiniz, onlara destek olunuz.

Daha fazla bilgi edinmek için saglik kuruluslarina basvurunuz.
UNUTMAYINIZ!
AIDS'ten korunmanin en güvenli yolu tek esliliktir. Insanlarin dis görünüslerinden HIV ile enfekte olup olmadiklarini anlayamazsiniz. Güvenli bir cinsel iliski için kondom kullaniniz.

ANNEDEN BEBEGE BULASMA HAKKINDA BILGI
Mikrobu almis olan anne, bebegine bulastirabilir. AIDS mikrobu, hamilelik esnasinda, dogum sirasinda veya anne sütü ile bebege geçebilir. Anneden bebege bulasma orani kesin olarak bilinmemekte, % 30 civarinda oldugu tahmin edilmektedir. Annneden bebegine bulasmayi en erken devrede tanimlamak ve gerekli önlemleri alabilmek için gebelik öncesi AIDS tarama testleri yaptirilmalidir.

Mikrobu aldigi bilinen kadin için önerilebilecek tek yol hamilelikten kaçinmaktir. Çünkü dogacak bebegin AIDS'e yakalanma olasiliginin yanisira , öksüz ve yetim kalma olasiligi da gözönüne alinmalidir. Gebelik olustuktan sonra nihai karar aileye ait olmak üzere gebelik sonlandirilabilir. Son yillarda ülkemizde de AIDS'li bebek dogumlarinda artis olmustur. Bugüne kadar annesinden AIDS mikrobu alan 6 bebek bildirilmistir.

AIDS TEDAVISI VE RUHSAL DESTEK HAKKINDA BILGI
AIDS tedavisinde iki yaklasim vardir. Birincisi AIDS mikrobunun kendisine yönelik yaklasimlar, ikincisi AIDS'e bagli olarak ortaya çikan hastaliklarin tedavisi. AIDS mikrobuna karsi bugüne kadar kesin etkili bir yöntem bulunamamistir. Ancak, son yillarda kaydedilen gelismeler umut vermektedir. Hastaligin mümkün oldugunca erken tanimlanmasi ve sonra birden fazla ilacin birarada kullanildigi tedavi semalari ile hastalik belirtilerinin ortaya çikisi geciktirilebilmekte ve hastanin yasam süresi uzatilabilmektedir. Bunlar hatali kullanildiklarinda zehir etkisi olabilecek ilaçlardir ve yalniz hekim kontrolünde kullanilmalidir.

Ikinci yaklasim ise, AIDS mikrobunun vücudun bagisiklik sistemini hasara ugratmasi neticesinde ortaya çikan verem, mantar ve benzeri diger hastaliklari bilinen yollarla tedavi etmektir. Kiside gelisen hastalik tablosuna göre, antibiyotikler, antifungal ajanlar, radyoterapi, kemoterapi ve cerrahi tedavi yöntemleri kullanilmaktadir. Hastanin diger bir bulasici hastaligi yoksa ve kendi sagligi gerektirmedikçe, ayri bölümlerde bulundurulmasina gerek yoktur.

Genel bir kural olarak, hastaligi ne olursa olsun, her hastaya mümkün oldugunca cesaret ve umut vermek gerekir. Buna özellikle ihtiyaci olan AIDS hastalari, doktoruna, yakinlarina ve arkadaslarina güven duygusunu kaybetmemeli ve olabildigi ölçüde normal yasanti ve iliskilerini sürdürmelidirler. AIDS'e yakalananlarda baslangiçta kabullenememe ve isyan duygulari ortaya çikabilir, bunu yalnizlik, toplum tarafindan dislanma hissi, umutsuzluk ve çaresizlik duygulari izler. Kisi ruhsal olarak çökkünlüge girebilir.

Uykusuzluk, istah bozuklugu, zayiflama, unutkanlik, çabuk yorulma, halsizlik, umutsuzluk, çaresizlik duygulari ruhsal çöküntü belirtisi olabilir. Bu durum tedavi edilebilir ancak kisi bu duygulari kaderi olarak degerlendirip, yardim istemeyebilir. Oysa, ruhsal destek ve tedaviler, hastanin yasama daha umutla sarilmasini ve mücadele için kendini daha güçlü hissetmesini saglayacaktir.

AIDS'e yakalananlar çekinmeden psikiyatriste basvurmali ve duygularini paylasmalidirlar. Böylelikle kendisine gerek kendi sagligini korumasi, gerekse baskalarina bulastirmamasi için nasil davranmasi gerektigi konusunda da bilgi verilecektir. Gerekiyorsa ailesine de danismanlik hizmeti saglanacaktir.

AIDS UYUSTURUCU ILISKISI HAKKINDA BILGI
Uyusturucu madde bagimliligi AIDS için çok ciddi bir risk faktörüdür. Damar yolu ile uyusturucu kullananlarda AIDS'e sik rastlanilmaktadir. Uyusturucu bagimlilari, damar yolu ile uyusturucu kullanirken siklikla baskasi tarafindan da kullanilmis, kirli enjektörleri defalarca kullanmaktadirlar.

Kirli ve kullanilmis enjektörler AIDS mikrobunun bagimlilar arasinda hizla yayilmasina neden olmaktadir. Buna ilaveten uyusturucu kullananlar arasinda kontrolsüz ve korunmasiz cinsel iliskiler yaygin olarak görülmektedir. Bu iliskiler de AIDS'in yayilimina neden olmaktadir.

Uyusturucu bagimliligi olan ve ortak enjektör kullanimi nedeniyle mikrobu alan kisi sayisi hem Avrupa ülkelerinde hem de ülkemizde artmaktadir. Sagliginizi korumak için uyusturucu kullanmaktan kaçininiz. Uyusturucularin yarattigi manevi ve maddi yikim sonunda, ya dogrudan uyusturucudan yada AIDS'ten ölüm riski oldugunu unutmayiniz.