Nöbetçi Eczaneler
22/09/2021

Otizm Otistik Çocuklar Bebekler

img Çocuk dendiginde aklimiza nese, canlilik, bitmek ve tükenmek bilmeyen bir enerji gelir. Genellikle çevremizde bu tip çocuklarla karsilasir ve onlarin oyun ve hayal dünyalarini hayretler içinde seyrederiz.. Aslinda çocuklari sevimli ve cana yakin yapan bu özellikleridir. Ancak çevresinde olup bitenlere karsi ilgisiz , dis dünya ile adeta bagini koparmis, kendi dünyasinda yasamaya çalisan çocuklar da vardir.

Bu çocuklarin en belirgin özellikleri sosyal iliski kurmadaki yasadiklari güçlüklerdir. Bu nedenle bebeklik dönemi sonrasi toplum içinde bu çocuklari hemen fark edebilirsiniz. Etraflarinda örülü o kalin duvari asmak hatta bir pencere olsun açabilmek için hayli zorlanacaginiz bu çocuklara otistik çocuklar denmektedir.

Yeni dogan her bebek yasamin ilk günlerinde dogal otistik bir dönem geçirir.Yani çevresindeki insan ve esyalara karsi ilgisiz ve disaridan gelen uyarilara karsi tepkisizdir. Ancak normal gelisim sürecinde bu dönem bir kaç hafta kadar devam eder ve giderek çocuk dis dünyaya açilmaya ve çevresiyle ve özellikle insanlarla ilgilenmeye ve iliskiye girmeye baslar.

Otistik çocuklarin çogu normal sayilan ve çok kisa süren bu dönemi bir türlü asamaz ve disa açilamazlar. Karsisina anne geldiginde kimse yokmus gibi tepkisiz kalan ve adeta bir gülücügü dahi esirgeyen bu çocuklar dikkatli bir gözlemci tarafindan hemen fark edilebilirler.

Genellikle bebekligin ilk iki yili içinde otizme ait belirtilerin baslamasi beklenir. Nadiren bu belirtiler daha geç yasta da baslayabilir. Otizm belirtileri çocugun yasina ve gelisim düzeyine göre çok farkliliklar gösterebilir. Bebekligin ilk dönemlerinde annelerin ilk fark ettikleri çocuklarinin diger çocuklara nazaran daha az güldükleridir. Annenin bedensel temasi, çocugunu kucaklamasi ve öpmesi her çocugun arzuladigi bir islev olmasina karsin bu çocuklari rahatsiz eder.

Adeta sevilmekten hoslanmazlar ve tepki gösterirler. Ana babanin seslenmesine karsi yanit vermemeleri nedeniyle çogu aile çocuklarinin sagir oldugunu dahi düsünebilir. Çevredeki insanlarin görünümleri, giysileri dikkatlerini çekmez. disaridan izlendiginde adeta odada kimse yokmus gibi davranirlar. Insanlarla göz göze gelmekten kaçarlar. Yalnizligi severler ve yalniz birakilmaya tepki göstermezler.

Normalde çocuklar uyumadiklari dönemlerde yatakta kalmak istemez anneden ilgi beklerler. Ancak bu çocuklar uyumadiklari halde saatlerce yatakta sessizce kalabilirler. Ilk dönemlerde anne ve babayi diger insanlardan ayirmakta güçlük çekmelerine karsin yaslari ilerledikçe anne babaya bagliliklari asiri derecede artabilir ve ayrildiklarinda yogun sikinti yasayabilirler.

Otistik çocuklar en çok konusma gecikmesi sikayeti ile hekime getirilirler. Bedensel gelisimi yasina uygun olan çocugun konusmasi yasitlarina göre oldukça geridir. 5 yasina geldiklerinde ancak % 50 si tek kelimelerle konusabilir. Konusmayi iliski kurmaktan çok ihtiyaçlarin giderilmesi için kullanirlar.

Bir kismi ise ileri yaslarda dahi konusamaz ya da konustuklari anlasilamaz. Konusmanin geriligi yaninda bu çocuklarda söylenen sözcükleri tekrarlama ve kelime uydurma gibi konusma bozukluklari görülebilir. Konusmadaki bütün bu gerilik ve bozukluklar çocugun iliski kurmadaki zorlugunu bir kat daha artirir.

Her yas çocugu kendi yasitlariyla oynamaktan hoslanir. Yasitlariyla bir araya geldiginde onlarla ilgilenir ve oyun kurmaya çalisir. Otistik çocuklar ise hep yalniz olmayi tercih eder, çocuklarin içine karismaz, hep bir kösede yalniz basina oynarlar.

Kendi özel davranis biçimleri ile diger çocuklardan hemen ayirt edilebilirler. Örnegin kendi etraflarinda defalarca dönme, tek ayak üzerinde ziplama ve odanin içinde bir köseden digerine kosma gibi amaçsizca tekrarlanan hareketleri vardir. El çirpma, tüm bedeni sallama gibi olagan disi beden hareketleri dikkat çekicidir. Ilgi alanlarinin kisitliligi nedeniyle belirli oyuncaklariyla hep ayni biçimde ve tekrar tekrar oynarlar.

Evde bulunan bazi nesnelere asiri ilgi gösterebilirler. Mekanik aletlere ve dönen nesnelere ilgileri büyüktür. Bazi nesnelere karsi duygusal olmayan ve bize göre anlamsiz asiri bagliliklari vardir. Bir parça sicim ya da gazoz kapagi onlar için vazgeçilmez birer nesne olabilir.

Yasam içindeki olagan degisimlere karsi direnç gösterirler. Ev içinde bir esyanin yerinin degismesine izin vermez, eve alinan yeni bir esyayi kullanmak istemezler. Degisime karsi bu direnç ailenin hayatinda kisitlamalara neden olacak derecede rahatsizlik verici olabilir.

Tepkileri ani ve yersiz olabilir. Öfke patlamalari, kendine zarar verici davranislar ya da uygunsuz sevinç nöbetleri gözlenebilir. Yas ilerledikçe çocugun çevresiyle aktif iliskiye girmesi artabilir ancak sinir koyamama gibi uygunsuz davranislar devam eder.

Daha ileri yaslarda zekasi normal olan çocuklarda önceden olan olaylari detayli hatirlama ve akilda tutmalar görülebilir. Müzik, hafizada tutma ve okuma gibi bazi özel alanlarda garip ve akil almaz becerileri olabilir.

Otistik çocuklarin aile tarafindan hekime ilk getirilme nedeni genellikle konusmalarindaki gecikmedir. Oysa daha ilk yil içinde çocugun dis dünyaya kapaliligi ilgili bir anne tarafindan fark edilebilir. Kendisi ile dis dünya arasinda kalin bir duvar olan bu çocuklar annelerinin gösterdigi sevgi ve ilgiye adeta kayitsiz kalirlar. Bir annenin bunu fark etmemesi mümkün degildir. Ancak çocuguna karsi ilgisiz ve sevgisini gösteremeyen anneler bu bozuk gidisi anlamayabilirler.

Otistik çocuklarin bir çogunda zeka düzeyi normalin altindadir. Bu çocugun genel olarak islevselligini azaltan bir faktördür. Yapilan arastirmalar otizmin toplumda yaklasik 10.000 çocuktan 4 ünde görüldügünü göstermistir. Erkek çocuklarda kizlara oranla 4-5 kat daha fazla siklikta görülür. Otistik çocuklarin kardeslerinde bu hastaligin görülme sikligi normal çocuklara oranla daha fazladir