tiroid nodülleri : Sik karsilasilan ve karsilasildiginda hemen malignite kuskusu
sebebiyle incelenmesi gereken bir klinik durumdur. Nodül görülme olasiliginin
yas ilerledikçe arttigini ve kadinlarda erkeklerden 4 kat fazla bulundugunu
bilmekteyiz.
Klinisyen olarak görevimiz karsilastigimiz nodüllerden
malignite yönünden risk tasiyanlarini saptamaktir. Nodüller genelde agrisiz
sislik seklinde oldugundan hastada agri, disfaji, stridor, hemoptizi, hizli
büyüme olmasi aklimiza malignite getirmelidir, ama bu özellikler patognomonik
degildir. Ancak en belirgin malignite riski tasiyan semptomlardan birisi ses
kisikligidir.
Önceden, özellikle çocukluk çaginda radyasyona maruz kalma
hikayede oldukça önemlidir. Bu hikaye ile nodülün malign olma riski %5lerden %
40lara çikmaktadir. Radyasyona maruz kalma yegane kanitlanmis tiroid kanser
insidansini arttirici faktördür.
Radyasyona maruz kalma ile tirod kanseri
görülmesi arasindaki ortalama süre 15 (5-25) yildir. Düsük dozla da olsa
çocuklarda ve gençlerde radyasyon kullanimini azaltmak yine biz doktorlarin
elindedir. Yas ve cinsiyet, nodülün malign olma olasiligi yönünden belirleyici
kriterlerdir.
20-40 yas arasi kadinlarda görülen nodüllerin malign olma
olasiligi düsük iken erkek cinsiyet ve ileri yasalarda görülen nodüllerde bu
oran artmaktadir. Kadinlarda 50 yas sonrasi erkeklerde ise 40 yas sonrasi
görülen tiroid nodüllerinde maligniteden kuskulanmakta fayda vardir. Yine aile
hikayesi pozitif olan hastalar ayrica ele alinmalidir.