Allerji sözcügü Yunanca'dan gelmektedir. Allerjik biri, genellikle bas agrisi,
kusma, deride döküntüler, migren, astim gibi bedensel belirtilerden yakinir.
Ayrica, zihinsel belirtiler de görülebilir ki, buna daha sonra deginecegiz. Bu
belirtiler, kisi duyarli oldugu maddeye maruz kaldiginda ortaya çikar. Kiside bu
tepkiyi doguran maddeye 'allerjen' denir. Bu madde; toz, kedi ya da köpek tüyü,
herhangi bir yiyecek, kimyasal bir madde ya da bir bakteri olabilir.
Yazimizin bu bölümünde, en yaygin allerjik tepki kaynaklarini, yani
besinleri, kimyasal maddeleri ve solunum yoluyla alerjiye neden olan alerjenleri
inceleyecegiz.
Besin Allerjisi
Son yillarda besin allerjisinin birçok hastaliga yol
açabilecegi gerçegi Tip dünyasinca kabul edilmistir. Günümüzde besin allerjisini
ve bunun birçok rahatsizliktaki payini inkar etmek, kafamizi kuma gömmek olur.
Artik asil tartisma konusu, hangi besin allerjisinin hangi hastaliga yol
açtigidir. Besin allerjisiyle ilgili pek çok uydurma kani da vardir ki, bu
bölümde bunlari da ayiklamaya çalisacagiz.
Besinlere Karsi Duyarliligin Gelismesi
Yiyeceklerin olumsuz reaksiyonlari
eski Yunanlilar zamaninda bile bilinirdi. Örnegin, bazi yiyeceklerin insana
dokundugu, Hipokrates'ten bize ulasan bilgiler arasinda ...
Çaglar
boyunca da pek çok büyükanne, çocuklarin ve büyüklerin belli yiyeceklere olumsuz
tepki gösterdigini bir sekilde bilmis ve bunlara karsi önlem almistir. Genel
olarak diyebiliriz ki; bebekligimizden beri günde birkaç kez tükettigimiz birçok
yiyecegi, büyüdükten sonra da yemeye devam ederiz. Bugday, süt, misir ve seker
bunlara örnektir. Bebege ilk kati yiyecekler, örnegin bugday verilmeye
baslandiginda, bebek buna karsi bir tepki gösterebilir.
Bunun sonucu
olarak da ishal, karinda kolik, huysuzluk, burun akmasi, hatta orta kulak
iltihabi, astim ya da egzama görülebilir. Bu belirtilerin nedeni
anlasilmayabilir ve çogu kez de önemsenmeden geçistirilir. Çocugun tepki
gösterdigi yiyecek verilmeye devam edilir ve çogu kez akut belirtiler kisa süre
içinde kaybolur. Bununla birlikte, daha hafif ama sürekli belirtiler kalabilir
ve günler, aylar, yillar sonra yeniden bas gösterebilir.
Dokunan yiyecek
kesilirse, belirtiler genellikle 3¬5 gün sonra kaybolur. Ama bazen, özellikle
çocuklarda belirtiler üç hafta kadar sürebilir.
Eger yiyecek kesildikten
sonraki iki hafta içinde -ki bu dönem duyarliligin en yüksek oldugu dönemdir-
yeniden ayni yiyecegi yerse, belirtiler tekrar ortaya çikar. Belirtiler
öncekinin ayni da olabilecegi gibi, bazi farkliliklar da gösterebilir.
Belli bir yiyecege karsi duyarliligin ne kadar sürecegi kesin olarak
belli degildir ve kisinin durumuna gore de degisir. Dokunan yiyecekten ne kadar
uzun süre kaçinirsak, sonradan o yiyecege o kadar iyi dayanabiliriz. Bazi
kimselerde, belli yiyecekler ömür boyu süren bir duyarlilik yaratabilir ve ne
zaman o yiyecegi yeseler belirtiler yeniden bas gösterir. Bununla birlikte,
genellikle aradan birkaç hafta ya da birkaç ay geçtikten sonra, kisi azar azar
olmak üzere dokunan yiyecegi yiyebilir ve hiçbir belirti
göstermeyebilir.
Bebeklerde ve küçük çocuklarda dokunan yiyecegi
kesip, sonra doktor gözetimi olmadan yeniden vermeye baslamak yanlistir. Bu
özellikle süt için geçerlidir. Çünkü, bebekte süte karsi agir alerjik tepkiler
olabilir, hatta bu ölüme kadar gidebilir. Bu tür denemeler ancak bir hastanede,
bebeklerde besin alerjisinin ne gibi olumsuz sonuçlar dogurabilecegini iyi bilen
bir uzman hekim gözetiminde yapilmalidir.