1- Çay ve kahvede seker kullanmayin.
2- Caniniz bir sey çektiginde yiyin ama miktari az olsun.
3- Su sürekli aklinizda olsun. Bol bol su için. Asiriya kaçmadan tabii
4- Yürüyüsün çok önemli oldugunu unutmayin. Kisa mesafelerde araca binmeyin.
5- Sabahleyin kahvaltiyi ihmal etmeyin. Kahvalitdan önce de bir bardak ilik su iyi gelir.
6- Saat 20.00 'den sonra yemek yememeye özen gösterin. Mümkünse aksam yemeginizi çok erken yiyin.
7- Tatli ve meyveyi yemeklerden hemen sonra almayin. Yemegin ardindan en az iki saat geçmesini bekleyin.
* Istahi Kesmenin Yollari:
Diyet yapmak isteyip, istahina engel olamayanlara önerilerde bulunan uzmanlar, gün içinde sik ve az ögünler yemenin, istahin kontrolden çikmasini önlemenin en kolay yolu oldugunu belirtiyor.
Uzmanlarimiza göre, yeme isteginin kontrol altinda tutulmasi, atistirma krizinden kurtulmak için saglikli karbonhidratlara yönelinmesi, bol bol su içilmesi, yiyeceklerin iyice çignenmesi ve güç gerektiren egzersizlerin yapilmasi gerekiyor.
Beyin, vücutta enerjinin azaldigini fark eder etmez açlik hissetmeye yol açan kimyasal maddeler salgilar. Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgilayan kismi, ayni zamanda duygulari da kontrol etmektedir. Iste, sikildigimiz veya kendimizi kötü hissettigimizde hemen buzdolabina kosmamizin baslica sebebi budur. Ayrica yemeklerin tadi, kokusu veya görüntüsü de açlik duygusuna sebep olabilmektedir. Örnegin, yemek sonrasinda caniniz, tatli vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun sebebi kesinlikle aç olmaniz degil, kontrolden çikan yeme isteginizdir. Eger bunu aklimizdan çikarmazsak, tokken yediginiz yemek miktarini en aza indirmis oluruz.
Gün içinde sik ve az ögünler yemenin, istahin kontrolden çikmasini önlemenin en kolay yolu oldugunu biliyoruz. Belki yine arada bir seyler atistirmak isteyebiliriz, ama bu sefer yiyeceginiz miktarlar az olacaktir. Böyle bir durumda atistirmak için saglikli karbonhidratlara yönelmeliyiz, çünkü bu besin türü, sindirim sisteminde daha uzun süre kalmakta ve seker seviyesini yavasça yükselterek daha uzun süreli tokluk hissi saglamaktadir. Arastirmalara göre, tat alma duyusunu degisik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi sagladigini bize göstermektedir. Sürekli ayni yemegi yeme, özellikle tadi hosa gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmasinin iptal olmasina yol açmaktadir. Bu nedenle de sanki hiç yemek yememis gibi hissederiz kendimizi. Böyle bir durumu engellemek için ögünlerimizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandirmaliyiz. Ne kadar çok tad alirsak o kadar az yeme istegi dogar bizde. Su içmenin, kisinin kendisini tok hissetmesi açisindan önemli oldugu da bir gerçektir.
Ayrica vücut susuz kaldiginda, çogu zaman açlik hissine benzeyen sinyaller gönderir, bol su içmenin, beden su istedigi zamanlarda yemege yönelmeyi engelleyecegi de bir gerçektir. Yiyecekleri uzun süre çignedikten sonra yutmanin, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanimak anlamina geldigini biliyoruz. Üstelik bu sekilde tat alma duygumuzu da tatmin etmis olmaktayiz. Böylece doydugumuzu anlamamizla, yemeye son vermemiz arasindaki zaman kisalir. Fazla yemekten oldugunu biliyoruz. Belki yine arada bir seyler atistirmak isteyebiliriz, ama bu sefer yiyeceginiz miktarlar az olacaktir. Böyle bir durumda atistirmak için saglikli karbonhidratlara yönelmeliyiz, çünkü bu besin türü, sindirim sisteminde daha uzun süre kalmakta ve seker seviyesini yavasça yükselterek daha uzun süreli tokluk hissi saglamaktadir.
Arastirmalara göre, tat alma duyusunu degisik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi sagladigini bize göstermektedir. Sürekli ayni yemegi yeme, özellikle tadi hosa gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmasinin iptal olmasina yol açmaktadir. Bu nedenle de sanki hiç yemek yememis gibi hissederiz kendimizi. Böyle bir durumu engellemek için ögünlerimizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandirmaliyiz. Ne kadar çok tad alirsak o kadar az yeme istegi dogar bizde.
Su içmenin, kisinin kendisini tok hissetmesi açisindan önemli oldugu da bir gerçektir. Ayrica vücut susuz kaldiginda, çogu zaman açlik hissine benzeyen sinyaller gönderir, bol su içmenin, beden su istedigi zamanlarda yemege yönelmeyi engelleyecegi de bir gerçektir.
Yiyecekleri uzun süre çignedikten sonra yutmanin, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanimak anlamina geldigini biliyoruz. Üstelik bu sekilde tat alma duygumuzu da tatmin etmis olmaktayiz. Böylece doydugumuzu anlamamizla, yemeye son vermemiz arasindaki zaman kisalir. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarindan kurtulmamiz da ayri bir avantaj saglar bizlere.
Egzersizler zorlastikça vücut isisinin arttigini ve daha fazla kalori yakmaya baslandigini, bu durumun da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca istahin bastirilmasina sebep oldugunu biliyoruz. Böyle bir durumda normal ögün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmanin en mantikli yöntem oldugunu bilmeliyiz. Çünkü ögün saati geldiginde spor yapmanin verdigi etkiyle istahiniz biraz daha kapanir. Fakat asla ögün atlama hatasina düsmemeliyiz, aksi halde hem vücudumuz zayif düser, hem de bir süre sonra asiri yeme istegi duyariz.