Niçin kilo aliriz?
Organizma ihtiyaci olan kaloriyi yedigimiz besinlerden saglayarak ihtiyaci kadar harcar, geri kalanini yag sekline dönüstürerek vücudun belli bölgelerinde biriktirir. Iste kilo almamizin nedeni budur. Günlük beslenmemizde gereginden fazla besin aldigimiz zaman organizmamiz normal islevini sürdürmek için ihtiyaci olan kaloriyi enerjiye digerini ise yaga dönüstürür.
Fazla kilolari vermek niçin gereklidir?
Fazla kilolar sadece estetik açidan ele alinmamalidir. Asiri yaglanma omurgaya baski yaparak bacaklarda varis türünden sorunlara, damar cidarlarinda sertlesmeye yol açarak kanin akmasini önleyen arteroskleroz hastaligina, diyabete, damar tikanikligina ve yüksek tansiyona kadar pek çok tehlikeli hastaliga kucak açmaktadir.
Fazla kilolarin davetiye çikardigi hastaliklar yagin dagilis sekline göre degisir mi?
Evet. Yagin vücutta dagilimi insandan insana degisir ve bu degisime uygun olarak bazi hastaliklarin risk orani artar. Hepimizin de bildigi gibi beden yapisi itibariyla bazi kisilere elma, bazilarina ise armut tipli denir.
Elma tipli kisilerde yaglar genelde karin ve bel kisminda birikirken, armut tipli kisilerde kalça ve üst bacak bölgesinde birikir. Ilki kalp ve solunum sistemi rahatsizliklarina davetkar bir durum sergilerken, ikinci varis gibi damar rahatsizliklarina daha yatkindir.
Zayiflama diyetinin yani sira psikolojik tedavi de yararli olur mu?
Evet. Arastirmalara göre sürekli asin acikma hissi psikolojik bir rahatsizligin belirtisi olabilir. Bu nedenle kilo sorunu olanlarin psikolojik bir kontrolden geçmeleri önerilir. Örnegin, bazi kimseler stres aninda her zamankinden çok yerler, aslinda acikmazlar, ancak yiyerek stres attiklarina inanirlar.
Diyet sonrasinda normal bir beslenme düzeni izlendigi halde neden kilo alinir?
Çünkü zayiflama diyeti sirasinda organizma enerji tasarrufu yapmayi ve az kalori harcamayi ögrenir. Bu nedenle normal beslenme düzenine geçiste kademeli olarak günlük enerji miktari artirilmalidir. Tekrar kilo alinmamasi kisinin beslenme aliskanliklarini kalici olarak degistirmis olmasina baglidir. Kilo verme dönemi bir kamp olarak görülüp, daha sonra eski aliskanliklara dönülürse kilo alinmasi kaçinilmazdir.
Ögün atlamak zayiflatir mi?
Hayir. Ögün atlamak diger ögünü aç karsilamak demektir. Yani atladiginiz ögün nedeniyle bir sonraki ögünde karniniz çok acikmis olur, her zamankinden fazla yemek yeme ihtimali ortaya çikar. Arastirmalar metabolizmayi hizlandirmada iki önemli tavsiyede bulunuyor: Egzersiz ve ögün sikligi. Bu sebeple kesinlikle ögün atlanmamalidir.
Besinlerin çignenmesi önemli bir etken midir?
Yavas ve özenli bir çigneme sadece hazmi kolaylastirmakla kalmaz, ayni zamanda ögün süresini de uzatarak açlik hissini azaltir ve fazla yemeyi önler.
Zayiflama diyetlerinde vitamin ve mineral takviyesi her zaman gerekli midir?
Vitamin ve mineral takviyesinin degerlendirmesini kisinin yasma, aktivite düzeyine, yasam sekline ve saglik durumuna göre degerlendirmek gerekir. Vitamin haplari organizmanin besinler yoluyla alamadigini disaridan saglar. Bazi diyetler vitamin açisindan oldukça fakirdir. Bu durumda disaridan takviye almak saglik için gereklidir. Vücudumuz birçok minerale gereksinim duyar. En önemlileri kalsiyum, demir, potasyum, çinko, sodyum, fosfor, magnezyum, iyot, bakir ve manganezdir. Ancak çok dengeli diyetlerde bu tür destege gerek olmayabilir.
Kemik yapisi kiloyu ne denli etkiler?
Sanilandan çok daha fazla etkiler. Iri ya da ince yapili olmak salt yaglarla ilgili degil, kemiklerle de yakindan iliskilidir. Nitekim iri kemikli ile ince kemikli iki kisi ayni yasta, kiloda ve boyda olsalar da, iri olan daima daha kilolu gösterir. Bu nedenle vücutta ne kadar yag ve kas kütlesi bulundugunu saptamak için özel bir test yaptirilmalidir. Vücudun yapisi analiz edilir. Testin sonucuna göre diyetisyen kisisel bir diyet formülü önerir.
Neden zayiflama diyetlerinde tuzu tamamen kesmek önerilemez?
Tuzun fazlasi zararlidir ancak tamamen diyetten kesmek dogru olmaz. Çünkü organizmanin tuza da gereksinimi vardir, içerdigi iyot organizmada olusan bazi reaksiyonlar için hayati önem tasir.
Makarna, pilav, ekmek gibi karbonhidratlar diyetten tamamen çikarilmali midir?
Diyet yapan kisilerin düstügü en önemli hatalardan biri vücuda yeterli miktarda karbonhidrat vermemektir. Diyete basladigi zaman ekmek, pilav, makarna, patates, misir gibi besinleri kesen kimilerinin metabolizmasi ihtiyaci olan karbonhidrati glikojen deposu bittikten sonra kandan almaya çalisir. Kandaki seker orani düsünce tatli istegi baslar. Ayrica yetersiz karbonhidrat diyetlerinde vücut, kas içerisindeki karbonhidrati kullanmaya baslar, bu da kas kaybi anlamina gelir ve vücut beraberinde su kaybeder. Yani diyette karbonhidrati kesen kimse tartidaki sonucu görünce kilo verdigi yanilgisina düser ancak gerçek vücudun kaybettigi yag degil, kas ve sudur.
Sadece protein agirlikli diyet zayiflamayi hizlandirir mi?
Proteinin vücut mekanizmasini bir miktar hizlandirdigi dogrudur ancak sürekli protein almak kas dokularini eksiltir su kaybina sebep olur. 1 gr. kas dokusu kaybi yaklasik 2.7 gr. su kaybina neden olur. Yagsiz doku kitlesi kaybi metabolik hizi düsürür. Insanlar tartiya çiktigi zaman kilo verdiklerini zannederler ancak metabolizma yavasladigi için diyet sonrasinda hizli bir sekilde kilo alirlar.
Çesitli egzersiz ve diyetlerle bölgesel zayiflama mümkün müdür?
Spor merkezlerini dolduran veya her gün evinde sadece karin, bel için egzersiz hareketleri yapan bayanlarin dogru bildigi bir yanlis da çesitli egzersiz ve diyetlerle bölgesel zayiflamanin mümkün oldugudur. Çünkü bütün insanlarin birer genetik sifresi ve vücutlarinin belli bölgelerinde var olan yag hücreleri vardir.
Fazla olan besinler bu herkeste farkli bölgelerde bulunan hücrelerde toplanir. Kisi kilo verdiginde genetik sifresi dogrultusunda daha çok bu bölgelerde zayiflama gerçeklesir. Ancak vücut tipinde hiçbir degisiklik olmaz. Kisi armut tipinde ise sisman armut degil zayif bir armut veya zayif bir elma olarak kalir. Hiçbir mucizevi besin yoktur ki, adres göstererek belli bir bölgedeki yagi yaksin.
Her tür hareket ve spor zayiflatir.
Vücudun egzersiz ve sporla kilo vermesi için yag yakma formuna geçmesi gereklidir. Bu da ancak 18 ile 20 dakika süren düzenli egzersiz ile baslar. Genelde tercih edilen sürekli mekik hareketinin yerine uygun nabizla 45 dakikalik bir yürüyüs yapilirsa istenilen sonuçlara ulasmakta daha faydali olur.
Sabahlari aç karina içilen limonlu sicak su yaglari eritir.
Halk arasinda inanilan bir baska yanlis da sabahlari, yemek öncesinde aç karnina limonlu sicak su içmenin vücuttaki yaglari erittigidir. Ancak bu inanç tamamen yanlistir. Suyun veya içine katilacak limon, soda gibi maddelerin, bitki çaylarinin kesinlikle yaglari eritmek, yok etmek gibi bir etkisi bulunmamaktadir. Sicak suyun tavsiye edilmesinin asil nedeni midede 80 dakika gibi uzun bir süre kalmasi ve doygunluk hissi vermesidir.
Mevye, yemekten iki saat sonra yenir, yoksa bütün yenilenler yaga dönüsür.
Meyvelerin glisemik endeksinin bazi besinlere göre yüksek olmasindan dolayi hizli sekilde kan sekerini yükseltme özellikleri vardir. Kan sekeri yükseldigi zaman insülinin salgilandigi ve yemegin yaninda alman meyve nedeniyle de bütün yenilenlerin yaga dönüstügü iddia edilmektedir. Ancak vücut ihtiyaci olan enerjiyi yemekten alir. Eger kisi normalden fazla yerse meyve olsa da olmasa da fazla besinler yaga dönüsür; buna paralel olarak kisi ihtiyaci olan enerjiyi az bir yemek ve yaninda meyveyle tamamliyorsa yedigi besin enerji olarak kullanilacagi için yaga dönüsmez. Diyet uzmanlarimizin meyveyi ögün aralarinda önermesinin sebebi ise, meyvenin yaninda proteinli bir gida ile tüketildiginde kan sekerini dengelemesi ayrica aç karnina yenilen meyvedeki vitamin minerallerin daha iyi emilebilmeleridir.
Tek ögün yemek yiyerek kolayca zayiflamak mümkün müdür?
Vücudun kilo almasina neden olan en önemli etkenlerde biri, onu bütün gün aç birakip sadece aksamlan yemek yemektir. Çünkü yaklasik 20 saat aç kalan vücut bu durumun devam edecegini düsünür ve savasa hazirlanir gibi yediklerini depolamaya baslar. Sonra 4 saat içerisinde gelen besinler yag olarak depolanir. Bu konuda diyetisyenlerin tavsiyesi vücudu uzun süre aç birakmamak ve mutlaka her 34 saatte bir seyler yemektir.
Günde en az iki litre su içmek gerekir.
Dogru. Çünkü vücut nasil suyla temizleniyorsa; organlarin da temizlenmesi için suya ihtiyaç vardir. Önemli olan bu suyu ayni anda degil. Gün içine bölerek içmektir.