Nöbetçi Eczaneler
22/09/2021

Invaginasyon 2Çocuklarda Invajinasyon

img BELIRTILER VE BULGULAR :
Invaginasyonun kardinal semptomlari ;
1 - Kusma ( Refleks à Ileus )
2 - Kanli mukuslu gaita
3 - Karin agrisi ataklari
4 - Abdominal kitle
5 - Letarji

Agri karakteristik olarak kolik tarzindadir. Aralikli gelir ve çok siddetlidir. Agri spazmlariyla bebek bacaklarini karnina dogru çeker , aglar , rengi solar ve terler. Invaginasyonlu tüm olgularda kusma görülür. Kusma ilk basta reflekstir. Zamanla intestinal obstruksiyona bagli olmaya baslar. Klasik olarak invaginasyonlu çocuklarin gaitasi kanli ve mukusludur. ( Çilek jölesi ). Bu , invagine olmus barsagin mukus sekresyonunun venöz dolasimdan sizan kan ile karismasina baglidir. Baslangiçta sadece rektal muayenede görülür. Rektal kanama % 53 olguda görülür.

Klasik Triad :
1 - Agri
2 - Kusma
3 - Kanli gaita olgularin 1 / 3 ünde görülür.

Her 10 çocuktan birinde (% 10) invaginasyon semptomlari gelismeden önce diare semptomlari söz konusudur. (Gastroenterit)

Abdominal muayenedeki klasik bulgu :
- Sag alt kadranin bos olmasi
- Sag hipokondriumda sosis seklinde kitle ele gelir.

Invaginasyon bazen transvers ve inen kolondan geçip , rektuma kadar gelebilir. Rektal muayenede hissedilebilir. Anüsten disari çikarsa yanlislikla rektal prolapsus olarak degerlendirilebilir. (Ravitch e göre % 3)

Bebek kolik spazmlari arasinda rahatlamisken abdominal kitle palpe edilebilir. % 78 olguda kitle palpe edilir. Fakat kitlenin olmamasi invaginasyonu ekarte ettirmez. Solukluk ve terleme invaginasyonda özellikle abdominal kolik spazmlarinda görülebilir. Letarji de invaginasyonun bir belirtisidir. % 10 olguda görülen diare tanida kargasa yaratabilir. Özellikle küçük çocuklarda ates ve lökositoz yaygindir. Hipovolemi derinlestikçe tasikardi belirginlesir.

Ravitch e göre : Hastalarin % 7 sinde geçmis 10 gün - 6 ay arasindaki bir dönemde geçirilmis bir invaginasyon atagi öyküde saptanabilir. Bu olgularda bir leading point saptanmasi olasiligi oldukça yüksektir. Invaginasyonun spontan redüksiyonu da söz konusudur.

Invaginasyon (Prezentasyon)
No Pain à % 13
No Vomiting à % 24
No Bleeding à % 38
No Mass à % 36

TANI :
Hastanin öyküsü klinik tablosu ve fizik bakisi invaginasyon tanisinda çok önemli bilgiler verirler. Abdominal radyografiler yardimci olabilirler ve invaginasyonu gösterebilirler. Abdominal USG , özellikle deneyimli ellerde , invaginasyon tanisindaki standart noninvazif diagnostik yöntem olmustur:
1 - Doughnut Sign (Target or Concentric Ring)
2 - Pseudokidney Sign invaginasyonun USG ile görülmesidir.

Eger tanida süphe varsa baryum veya hava insuflasyonu yapilarak radyografi çekilir. BT , tanida kullanilabilir. BT , diger yöntemlerden daha dogru ve güvenilirdir. Fakat daha az kullanilir.

TEDAVI :
Destek Tedavisi ;
1 - IV sivi rehidratasyonu
2 - NG drenaj
3 - Antibiyotikler ;
< 12 aylik : Ampisilin + Gentamisin
> 12 aylik : Ampisilin + Gentamisin + Klindamisin

Intravasküler volümün yeterli olup olmadigini anlamak için vücut kor isisi ve periferik isi ölçülür. Vucut kor isisi ve vucut periferik isisi arasindaki fark 3 derece Santigrad dan az ise intravasküler volüm yeterlidir. Bu basit yöntemle sivi tedavisinin yeterliligi kontrol edilmis olur. Invaginasyonlu olgularin ilk tedavisi nonoperatiftir. Bu basarisiz olursa cerrahi tedavi gündeme gelir. Nonoperatif tedavinin basarisi Glukagon ile artirilabilir. ( ? ) Hasta genel anestezi altindayken karin ön duvarindan manuplasyonla redüksiyon denenebilir.

NONOPERATIF TEDAVI : Invaginasyonun hidrostatik redüksiyonu ilk defa 107 hastada Hirschsprung tarafindan bildirilmistir. Mortalite orani % 35 dir. O zamanki cerrahi tedavinin mortalite orani % 80 dir. Hipsley ( 1926 ) ; cerrahide mortaliteyi % 8 e düsürdü. Normal saline ile hidrostatik redüksiyonda moratlite % 5 e indi. 1920 lerin sonunda baryum hidrostatik redüksiyonda kullanilmaya baslandi. ( Özellikle Iskandinav ve Güney Amerika da )

Hidrostatik redüksiyonda invaginasyonun düzelmesi USG ile görülebilir. Hidrostatik redüksiyonun esas kontrendikasyonu , gangrenöz barsagin varligini gösteren peritonit bulgilaridir. Hava insüflasyonunun baryum kullanimina avantajlari çok fazladir. Hava insüflasyonu özellikle Çin de basariyla kullanilir. Hidrostatik redüksiyonda normal saline yerine baryum kullanilmaya baslanmistir. Böylece invaginasyonun redükte olup olmadigi radyolojik olarak tespit edilebilir.

Baryumda ; Baryum hastanin kalçalarindan 30 cm yukarida olmalidir.
Havada ; Basinç 120 cm H2O yu asmamalidir.
Hafif sedasyon yeterlidir.
Redüksiyonun dogrulanmasi USG ile yapilabilir. Redüksiyon sonrasinda hastanin kliniginde ani bir düzelme olur ve hasta derin bir uykuya dalar.

CERRAHI TEDAVI : Gross tarafindan baslangiçta Mikulicz prosedürü gibi evreli prosedürler tarif edilmistir. Primer rezeksiyon ve anastomozun mortalitesinin yüksek oldugu durumlarda çifte namlu stoma açilmasi veya yan - yana anastomoz ile by - pass yapilmasi önerilmistir. Son 40 yildir ilerleyen imkanlar nedeniyle , rezeksiyon gereken tüm olgularda primer uç - uca anastomoz yapilabilmektedir.

Laparotomi sag transvers supraumblikal insizyonla yapilir. Parmakla nazikçe baski yapilarak ( Apekse ) invaginasyon redükte edilmeye çalisilir. Invaginasyon distalden tutulup çekilebilir. Fakat asla proksimalden ( ileumdan ) tutulup çekilmemelidir. Eger bu esnada serozal yirtiklar oluyorsa onarilmalidir. Eger patolojik bir leading point varsa rezeksiyon yapilmalidir. Eger barsak canliligi süpheli ise , sicak uygulama ile 15 dakika beklenir.

Eriskinde genellikle rezeke edilmesi gereken barsaklar , çocuklarda siklikla canliligini korur. Bu çocuklarda postoperatif birkaç gün perforasyona karsi uyanik olunmalidir. Apendektomi yapip yapmama konusunda yeterli veri yoktur ; fakat çogu cerrah apendektomi yapmayi tercih eder.

SONUÇLAR : Hava insüflasyonu ile ( Basinç Kontrollu olarak ) yapilan tedavi hem basit ve etkilidir. Hemde hidrostatik baryum redüksiyonundan daha basarilidir. Çin de hava insüflasyonunun basari orani % 95 dir. Glasgow da hidrostatik baryum redüksiyonunun basari orani % 70 dir. Hava insüflasyonu ya da baryum redüksiyonunun rekürrens orani , cerrahinin rekürrensinden fazladir.

Cerrahi tedavi sonrasi rekürrens orani % 3 dür.
STINGER ; Rekürrens oranlari :
1 - Hava à % 9
2 - Hidrostatik à % 21
USA da rekürrens orani % 5 - 7.

Glasgow da son yillarda rezeksiyonlarda artis oldu. % 15 oraninda rezeksiyon yapildi. Çünkü nonoperatif yöntem ile kolaylikla redüksiyon yapilmaktadir. Perforasyon orani % 0 - 3 arasindadir. 2 yasin altindaki olgularda leading point nadirdir. En sik leading point Meckel divertikülüdür. Leading point varliginda rezeksiyon endikasyonu vardir.

KOMPLIKASYONLAR : Cerrahide redüksiyondan sonra uzun dönem morbiditesi olarak adezyonlar karsimiza çikar.

MORTALITE : Semptomlarin baslangici ile tedavinin baslangici arasindaki süre 24 saati geçmemis ise mortalite görülmesi beklenir. Ingiltere de ölümler incelendiginde , % 61 ölüm olgusunda bunun önlenebilecegi görülmüstür.
1 - Tanida geçikme
2 - Yetersiz sivi ve antibiyotik tedavisi
3 - Nonoperatif tedavi sonrasi rekürrensin veya rezidüel invaginasyonun gözden kaçmasi
4 - Diger cerrahi komplikasyonlar.
Bu faktörler mortalitede rol oynamaktadir. Gelismis ülkelerde mortalite orani % 1 den azdir.