JEJUNOILEAL ATREZILER - TARIHÇE:
Goller (1684): Ileal atrezinin ilk
tanimlanmasi.
Intestinal atrezilere ait ilk gözlemler :
- Calder (1773) ve
Osainder(1779) , Voisin (1804) ; intestinal atrezide enterostomiyi
uyguladi.
- Meckel (1812) ; nedeni hakkinda spekülasyonda bulundu.
-
Bland - Sutton (1889) ; Atrezinin siniflandirilmasini yapti. Ayrica atrezinin ,
vitellin kanali atrofisi gibi , obliteratif embriyolojik olaylarin oldugu
bölgede oldugunu ileri sürdü.
- Wanitsonek(1894) ; ilk rezeksiyon anastomoz
denemesi basarisizlik ile sonuçlandi.
- Tandler(1900) ; intestinal
atrezilerin barsagin solid kord dönemindeki bir rekanalizasyon (
vakuolizasyon) defektinden kaynaklandigini öne sürdü.
- Johnson (1910) ;
Tandleri destekledi.
- Fockens(1911) ; intestinal atrezilerdeki ilk
basarili rezeksiyon + anastomozu yapti.
- Spriggs (1912) ; mekanik
faktörlerin , özellikle vasküler aksidanlarin , atreziden sorumlu olabilecegini
ileri sürdü.
- Davis ve Poynter (1922) , Webb ve Wangensteen (1931) ;
vasküler aksidan teorisini desteklediler.
- Louw ve Barnard (1955) ; klasik
deneysel çalismalarinda intrauterin geç dönemdeki mezenterik vasküler
aksidanlarin jejunoileal atrezilerdeki etyolojik faktör oldugunu
gösterdiler.
INSIDANS :
Jejunoileal atreziler ve stenoz , neonatal
intestinal obstruksiyonun major sebebidir.
- Atrezide (%95) intestinal
lümenin tam tikanikligi,
- Stenoz (%5) intestinal lümenin tam olmayan
tikanikligi.
Jejunoileal atrezilerin insidansi: 1/330 canli dogum
USA , 1/400 canli dogum Danimarka, 1/1500 canli dogum ?
300 intestinal
atrezi ;
1 - 147 Duodenal
2 - 136 Jejunoileal
3 - 17 Kolonik
-
Nixon ve Tawes : jejunoileal atrezilerin sikliginin duodenal atreziler sikligina
oranini 2/1 olarak göstermislerdir.
- De Lorimier ve Fonkalsrud : kiz ve
erkeklerin esit oranda etkilendigini gösterdiler .
Jejunoileal
atrezilerdeki ortalama dogum agirligi 2.7 kg ( 0.9 - 4.8 arasi).
-
Jejunal atrezilerin 1/3 ü ,
- Ileal atrezilerin 1/4 ü ,
- Multipl
atrezilerin 1/2 si düsük dogum agirliklidir.
Duodenal atrezi veya
stenozlu çocuklarin %30 u Down sendromludur. Fakat Down sendromu jejunoileal
atrezilerde nadir görülür.
ETYOLOJI: 1900 de Tandler ; intestinal
atrezilerin solid kord evresindeki barsagin rekanalize olamamasi sonucunda
oldugunu öne sürdü. 1959 da Lynn ve Espinas bunu destekledi. Epitelyal
tikaçlarin bunu destekledigini söylediler. Fakat mukozal atrezi daha çok
duodenal atrezide görülmekteydi. Epitelyal tikaçlara bagli jejunoileal atreziler
çok nadirdi. Jejunoileal atrezilerin çogunda atrezik segmentler kord ile
veya V seklindeki bir mezenter defekti ile ayrilmaktaydi.
Ayrica
klinik gözlemlerde atrezik segmentin distalinde safra pigmentleri , skuamlar ,
lanugo killari bulunmaktaydi.(Louw, Barnard, Santulli, Blanc, Nixon). Bu klinik
bulgu jejunoileal atrezilerin etyolojisinde epitelyal tikaçlardan baska bir
sebebin oldugunu göstermektedir. Fetal safra sekresyonu ve amniotik sivinin
yutulmasi 11. ve 12. gestasyonel haftalarda baslamaktadir. Oysa Tandlerin
teorisine göre solid cord state 8. haftada baslamakta ve 10. haftada
rekanalize olmaktadir.
Jejunoileal atrezilerin postmortem
incelenmesinde arteriomezenterik arkadlarda defektler saptanmistir. Tüm bunlar
daha geç dönemde baska bir faktörün ( vasküler aksidan) etken oldugunu
desteklemektedir.
- 1955 : Louw ve Barnard köpek fetuslarinda mezenterik
damarlari ligate ettiler. 10 - 14 gün sonra insanlardaki atreziyi andiran
patolojik degisiklikleri saptadilar.
Tüm bu bulgular ; jejunoileal
atrezilerin geç intrauterin dönemde olusan mezenterik vasküler olaylara bagli
oldugunu gösterir.
Tandlerin rekanalizasyon defekti teorisi ise özellikle
duodenal atrezilerin etyolojisini
açiklamaktadir.
Özofagus
à Tandler in
Duodenum à
rekanalizasyon
Rektum
à teorisi.
Volvulus , invaginasyon , internal
herni ve siki bir gastrosizis veya omfalosel defektinin mezenteri sikistirmasi
gibi intrauterin olaylar sonucunda mezenterik vasküler aksidan gelisirse
intestinal atreziler ortaya çikmaktadir. Hatta umblikal kordonun klemplenmesine
bagli okült bir omfalosel (umblikal kord hernisi?) olgusunda iyatrojenik
postpartum ileal atrezi gelismesi de bildirilmistir.
- De Lorimier 619
atrezide (% 42) barsak infarkti tespit etti.
- Nixon : 127 hastanin 61inde
(%50) peritonit, 44ünde (%35) belirgin volvulus tespit etti.
- Murpay :
Fetal internal hernilerin %5inde atrezi tespitetti.
- AAP: Gastrosizis ile
birlikte olan atreziler hastalarin %2 sinde görülür. Son yillardaki bir
çalismada barsak atrezisi ile komplike olan gastrosizsi insidansi %10-23
arasinda verilmektedir.
- Grosfeld: 136 jejunoileal atrezi olgusunun
23ü(%16.9) gastrosizis ile komplike intrauterin invaginasyon da atreziye yol
açmaktadir. Intrauterin invaginasyonun nedeni bilinmemektedir. Bu
bebeklerin ek anomalisi , kistik fibrozu olmayan Full Term yenidoganlardir.
Bunlarda kord tipi veya V tipi (Tip II , Tip IIIa) atrezi
görülür.
Grosfeld , 136 atrezide ;
-
Volvulus
à 39
-
Malrotasyon
à 23
-
Gastrosizis
à 23
-
Invaginasyon
à 4
- Internal
herni
à 2
- Mekonyum peritoniti à 21 tespit
etti.
Nadiren jejunoileal atreziler ;
1-
Biliyer atrezi
2- Duodenal
atrezi
3- Kolonik
atrezi
4- Gastrik
atrezi
5- Hirshsprung
hastaligi
6- Arthrogryposis
ile birliktelik gösterebilir.
Migreni olan kadinlarin gebeliklerinde :
Ergotamin tartarat ve Caffeine(Cafergot) almalari durumunda bebeklerinde
jejunoileal atrezi gelisebilir.(Vazospasmà mezenterik vasküler olay?).
Jejunoileal atrezili bebeklerin çogunda eslik eden anomali bulunmaz. Puri,
Fujimoto , Guttman , Aigrain , Kimbkl , Harding gibi arastiricilar: Kalitsal ,
muhtemelen otozomal resesif geçisli vasküler aksidana bagli olmayan multipl
intestinal atreziler bildirmislerdir.
TANI:Klinik
prezentasyon:
Jejunoileal atrezilerin en önemli
bulgulari:
1- Maternal
polihidramnios
2- Safrali
kusma
3- Abdominal
distansiyon
4- Sarilik
5-
Yasamin ilk günü mekonyum
çikaramama.
Bulgular
Jejunal
atrezi
Ileal
atrezi
Polihidramnios
%38
%15
Safrali
%84
%81
Distansiyon
%78
%98
Mekonyum
çikaramama
%65
%71
Sarilik
%32
%20
Polihidramnios genellikle proksimal jejunal atrezilerde(%38) görülür.
Safrali kusma jejunal atrezilerde sik iken(%84) , Abdominal distansiyon ise
ileal atrezilerde daha çok görülür.(%98). Ince barsak obstruksiyonlarindaki
sarilik karakteristik olarak indirekt hiperbilirubinemi seklindedir.
Yenidoganlarin çogu mekonyum çikaramazlar. Nadiren bazisi mekonyum ve nekrotik
dokulari çikarabilir.
Abdominal distansiyon jejunoileal atrezilerde sik görülen bir klinik
bulgudur.
Jejunal atrezià Üstabdominal distansiyon
Ileal atrezià
Generalize distansiyon
Siddetli distansiyon respiratuar distrese neden olabilir.herne kadar
distansiyon dogumdan 12-24 saat sonra ortaya çikarsa da ; dogumdan hemen sonra
dikkati çeken abdominal distansiyon varliginda prenatal perforasyona bagli dev
kistik mekonyum peritoniti akla gelmelidir.
Prenatal Ultrasonografi;
Prenatal USG duodenal atrezinin tanisinda, daha distal lezyonlarin tanisina
oranla çok daha güvenilirdir.
Phelps; prenatal dönemde tani konulan GIS
malformasyonlarinin sadece %42sinde postnatal dönemde dogrulanmaktadir. Ayrica
dogumda gözlemlenen GIS malformasyonlarinin sadece %16si prenatal USG ile
belirlenmistir. Her ne kadar prenatal USG de ekojenik barsak görünümlü siklikla
GIS malformasyonuyla sonuçlansa da ; bunlarin yalnizca %27 si dogumdan sonra
dogrulanmaktadir. Tüm bu bulgularin isiginda prenatal USG , fetal GIS
malformasyonlarinin tanisinda ya da ekarte edilmesinde edilmesinde
güvenilir olmayan bir yöntem olarak kabul edilir.
Radyolografik Bulgular;
Jejunoileal atrezilerin tanisi abdomenin direk grafisi ile (ayakta/yatarak)
konur.
Rule of Thumb = Thumb - Sized Intestinal Loops ve hava -
sivi seviyeleri intestinal obstruksiyonu gösterir. Yüksek jejunal
atreziler birkaç hava - sivi seviyesi ile ortaya çikarken; obstruksiyonun
seviyesi distale indikçe hava - sivi seviyesinin sayisi artar. Direk grafide %12
olguda peritoneal kalsifikasyon görülür ve intrauterin intestinal perforasyonun
bir isareti olan mekonyum peritoniti lehinedir.
Intraluminal
kalsifikasyona ise mumyalasma(mummification) danir ve antenatal volvulusu
gösterir.
Dev kistik mekonyum peritoniti varliginda ayakta direk karin
grafisinde mekonyum pseudokisti içinde dev bir hava - sivi seviyesi görülür. Bu
geç inuteroperforasyona baglidir.Düz abdominal grafideki kolon haustralari
silinmistir.
Tüm neonatal intestinal obstruksiyon durumlarinda baryumlu
kolon grafisi mutlaka çekilmelidir. Kontrasli kolon grafisinin
faydalari;
1- Ince ve kalin barsak obstruksiyonlarini
ayirmak
2- Kolonun kullanilip
kullanilmadigini(unused-microcolon) anlamak
3-
Intestinal rotasyon ve fiksasyon açisindan çekumun pozisyonunu tespit
etmek.
Jejunoileal atrezili hastalarin çogunda mikrokolon görülür.
Mikrokolon ; çok az miktardaki Succus Entericus un obstruksiyonun distaline
geçtigini gösterir. Bu yüzden kolon normal kalibrasyonuna ulasamaz.
Nadiren de olsa ; normal kalibreli bir kolon görülebilir. Bu durum atreziye
neden olan intrauterin vasküler kazanin gestasyonun çok geç döneminde oldugunu
gösterir. Bu durum özellikle intrauterin invaginasyona bagli atrezilerde
geçerlidir.Jejunoileal atrezili hastalarin yaklasik %10 unda malrotasyon
görülür. Komplet obstruksiyonlarda üst GIS kontrastli çalisma yapilmasina
gerek yoktur. Intestinal stenoz durumunda bu tetkik yapilabilir. Ince barsak
enteroclysisin tanisal yararliligi daha fazladir.
AYIRICI TANI : Diger
intestinal obstruksiyon nedenlerinden dolayi klinige yatirilan yenidoganlarin
tablosu jejunoileal atrezilerle benzerlik gösterebilir;
1 -
Malrotasyon(volvuluslu veya volvulussuz)
2 - Mekonyum ileusu
3 -
Intestinal duplikasyon
4 - Internal herniasyon
5 - Kolonik atrezi
6 -
Sepsise bagli adinamik ileus
7 - Total kolonik
agangliyonozis.
Kontrastli kolon grafisiyle özellikle kolonik atrezi ve
total kolonik agangliyonozis ile ilgili önemli bilgiler elde edilebilir. Ayrica
jejunoileal atreziler;
1 - Malrotasyonla (%10-18)
2 - Mekonyum
peritonitiyle(%12)
3 - Mekonyum ileusu ile (%9-10)
4 - Nadirende
agangliyonozisle birliktelik gösterebilir.
Dolayisi ile her zaman
çok net bir ayrim yapilamayabilir. Kistik fibroza yönelik detayli bir aile
öyküsünün alinmasi mekonyum ileusunun preoperatif dönemde taninmasini
saglayabilir.
Komplike olmamis mekonyum ileuslu yeni doganlarda barsak
anslarinin belirgin dilatasyonu dikkat çeker. Hava- sivi seviyesi çok azdir.
Hava-sivi seviyesinin çok az olusunun nedeni bu hastalardaki mekonyumun asiri
koyu kivamli olmasidir. Ayakta direk karin grafisinde Neuhauser Bulgusu
(Buzlu - Cam görünümü) , Singleton Bulgusu (Sabun Köpügü görünümü) bulgulari
sag alt kadranda görülürler ve koyu kivamli mekonyum ile havanin karisimindan
dolayi olusurlar. Bu hastalarin dikkatli incelenmesiyle gereksiz ameliyatlarin
önüne geçilmis olur. Çünkü komplike olmamis mekonyum ileuslarinin enaz yarisinda
Diatrizoate(Gastrografin) lavmaniyla olumlu sonuç alinir. Nadirende olsa kolonik
atrezili olgularda sabun köpügü görünümü direk karin grafisinde atretik
segmentte görülebilir.
PATOLOJIK BULGULAR:
Ince barsak atrezileri
jejunum ve ileum arasinda est oranda dagilmislardir:
Jejunum à %51 (Proksimal
%31 , Distal %20)
Ileum à %49 (Proksimal %13 , Distal
%36)
Atreziler %90 olguda tektir. %6-20 olguda ise multipl olabilirler.
Multipl atreziler siklikla proksimal jejunumu tutarlar. Jejunoileal atrezileri
Louw üç tipe ayirmistir. Bu siniflamada multipl atreziler ve Apple-Peel
atrezi dahil edilmemistir.
Tip - I : Septal atrezi (%19)
Tip - II : Fibröz
kord%(31)
Tip - III : V seklinde mezenter defekti (%46)
En sik görülen
tip III dür. Fakat Martin ve Zerella multipl atrezileri ve Apple-Peel
atreziyide içine alan yeni bir siniflama önermistir.
Tip - I : Septal
atrezi
Tip - II: Fibröz kord
Tip - IIIA : Mezenter defekti
Tip - IIIB:
Apple - Peel atrezi.
Tip - IV : Multipl atreziler.
Multipl atrezilerde
ailesel bir özellik bildirilmistir. Quebecde ST. John nehri kiyisinda yasayan
ve akraba evliliklerinin sik oldugu Fransiz kökenli Kanadalilarda mide ,
duodenum , ince barsak ve kolonu etkileyebilen multipl atreziler bildirilmistir.
Bunun nadir bir otozomal resesif genin ekspresyonu oldugu düsünülmektedir. Bir
diger alisilmadik atrezi grubu ise Apple-Peel atrezi ya da Christmas- Tree
deformitesidir. Bu tip hastalar familyal özellik gösterilebilirler. %70 Düsük
dogum agirliklidirlar. %70 Prematürdürler, %54 Malrotasyonlari olabilir.